KARIŞTIRILAN KELİMELER

Kelimeyi dinlemek için ikona, ayrıntıları görmek için kelimeye tıklayınız.
  • Hak, -kk'ı (Allah) haK > Hakkı Ünlü ile başlayan ek alırsa, ünsüz türemesi olur. Allah anlamında kullanılan Hak kelimesi büyük harfle yazılır ve gelen ek kesme imi ile ayrılır.
    Anlam: ilah, Tanrı, Allah, Cenabıhak, Hüda. Şu kelimeler ile aynı köktendir: hak (gerçek, pay, kazanç), bihakkın, elhak, emrihak, hakikat, hakiki, hukuk, istihkak, nahak, tahakkuk, tahkik muhakkak Diğer hak kelimelerine de bakın: hak, -kkı (pay, kazanç), hâk, -ki (toprak), hak, -kki (kazıma)
  • Kabil (ad) kA:bil k ince (kalın okumamak gerekiyor) a kalın ve uzun (ince okumamak gerekiyor) Afganis'tanın başkenti Kâ:bil gibi okumamak gerekiyor. Habil ve Kabil > ha:bil ve kA:bil
    Anlam: Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın ilk iki oğlunda biri, Habil'in kardeşi Bu kelimeyi, karıştırılan diğer kabil maddeleri ile inceleyin: Kabil (ad), kabîl (benzer), Kâbil (şehir), kabil (olabilir) K-A-B-İ-L harflerinden oluşmuş kelimelerin yazım ve anlam farkını ayırmak için şu örnek cümleyi inceleyin: "Kâbil'de (şehir) Kabil Bey (kişi adı) ile karşılaştım. Bu kabîl (tür) karşılaşmalar pek kabil (mümkün) değil."
  • Kâbil (şehir) kâ:bil k büyük yazılır ince okunur; a, şapka ile yazılır ve ince - uzun okunur.
    Anlam: Afganistan'ın başkenti ve en büyük şehri. Bu kelimeyi, karıştırılan diğer kabil maddeleri ile inceleyin: Kabil (ad), kabîl (benzer), Kâbil (şehir), kabil (olabilir)
  • hak, -kki (kazıma) hâk > hakki a kısa, k ince, ince sıradan ek alır ve ek alınca ünsüz türemesi olur.
    Anlam: Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Şu kelimeler ile aynı kökten: hakkâk, hokka, hokkabaz, mihenk Diğer hak kelimelerine de bakın: Hak, -kk'ı (Allah), hak, -kkı (pay) hâk, -ki (toprak)
  • hak, -kkı (pay) haK > hakkı Ünlü ile başlayan ek alırsa, ünsüz türemesi olur.
    Anlam: Adalet: "Haktan ayrılmamalı." Kazanç: "Hak sahipleri" Verilmiş emekten doğan manevi yetki: "Ana hakkı" Pay: "Komşu hakkı." Emek karşılığı ücret. Doğru, gerçek: "Sözüm haktır, iyi dinle" -Zıddı, batıl.- Şu kelimeler ile aynı köktendir: hak (gerçek, pay, kazanç), bihakkın, elhak, emrihak, hakikat, hakiki, hukuk, istihkak, nahak, tahakkuk, tahkik muhakkak Diğer hak kelimelerine de bakın: Hak, -kk'ı (Allah), hâk, -ki (toprak), hak, -kki (kazıma)
  • hal (tahttan indirme) hâl > hal/i, hali a kısa, l ince, sonunda sakin ayn harfi / sesi olduğu için TDK l'nin kalın olacağını beliriyor. Eskiden, gelen ek (sondaki ayn'dan dolayı) kesme imi ile ayrılır ve kesmeli söylenirdi: hal'i > hal/i hal'etmek > hal/etmek TDK l'yi de kalın söyleyerek "hALetmek" olarak seslendirmiş. Hal/ii
    Anlam: (Hükümdarı, padişahı) tahtan indirme Diğer 'hal' sözcükleri ile farkını anlamak için şu maddelere bakınız: hal (pazar), hal (çözüm) hâl (durum, tutum, kuvvet)
  • hal, -li (pazar) hâl > hali l ince, a kısa, a' şapkasız yazılır. Telaffuz bölümünde l'nin inceliğini gösterebilmek için a şapkalı yazılmıştır.
    Anlam: Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı üstü kapalı pazar yeri. Diğer 'hal' sözcükleri ile farkını anlamak için şu maddelere bakınız: hâl, -li (durum, tutum, kuvvet) hal (tahttan indirme), hal, -lli (çözüm)
  • hal, -lli (çözüm) hâlli l ince, ince sıradan ek alır, belirtme eki alınca ünsüz türemesi olur. Durum anlamındaki hâl'de a uzun söylenirken bunda (pazar yeri anlamındakinde olduğu gibi) a kısadır.
    Anlam: Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma. Çözme, çözülme. Çözüm. Eritme. Şu kelimeler ile aynı kökten: helal, hülle, hulul, mahal, mahalle, münhal, tahlil Diğer 'hal' sözcükleri ile farkını anlamak için şu maddelere bakınız: hal (pazar), hal (tahttan indirme), hâl, -li (durum, tutum, kuvvet)
  • hâk, -ki (toprak) ha:k > ha:ki a uzun ve şapkalı yazılıyor, k ince, ince sıradan ek alır.
    Anlam: Toprak. Diğer hak kelimelerine de bakın: Hak, -kk'ı (Allah), hak, -kki (kazıma) , hak, -kkı (pay)
  • hâl, -li (durum, tutum, kuvvet) ha:li a ince ve uzun, l ince, ince sıradan ek alır. Sadece bu anlamdaki 'hal' kelimesinde a' düzeltme işareti ile yazılır.
    Anlam: Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet Tutum, tavır Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman Güç, kuvvet, takat Kötü durum, sıkıntı, dert Şu kelimeler ile aynı kökten: "ahval, arzuhâl, behemehâl, derhâl, hâlâ, hâlbuki, hâlen, hâlihazır, hâlükâr, hasbihâl, havale, havali, hemhâl, hile, ihale, ilmihâl, istihale, lahavle, muhal, tahavvül, tahvil" (Bunlardan bazılarında +hâl'in a'sı düzeltme işareti ile yazılırken, bazılarında yazılmıyor. Yazımda TDK yazım kuralları dikkate alındı.) Diğer 'hal' sözcükleri ile farkını anlamak için şu maddelere bakınız: hal (pazar), hal (tahttan indirme), hal (çözüm)
  • kabil (olabilir) kA:bil a uzun, k kalın (ince okumamak gerekiyor) İsim olan Kabil de böyle okunur (Arapça yazımı aynıdır.) Aynı manadan geliyor olabilir.
    Anlam: Olabilir, mümkün. (Yanına geldiği kelimeye olabilirlik anlamı katarak bir çok kelime ve terim meydana getirmiştir: kabili intikal (devrolunabilir aktarılabilir) kabili istifade (faydalanılabilir) kabili kısmet (bölünebilir) kabili tahammül (katlanılabilir, dayanılabilir) Şu kelimeler ile aynı kökten: kabiliyet, ikbal, istikbal, müstakbel, kabile, kıble, makabl, makbul, mukabele, tekabül Bu kelimeyi, karıştırılan diğer kabil maddeleri ile inceleyin: Kabil (ad), kabîl (benzer), Kâbil (şehir), kabil (olabilir)
  • kabîl (benzer) kAbi:l k, kalın; a kısa, i uzun, 'olabilir' anlamındaki ka:bil ile karışmaması için bu anlamdaki kabîl'de i düzeltme işareti ile yazılır. ka:bil diye okumamak gerekiyor k'yi ince söyleyerek kâ:bil diye de okumamak gerekiyor Sadece i uzun.
    Anlam: Türlü, gibi, benzer. Bu kelimeyi, karıştırılan diğer kabil maddeleri ile inceleyin: Kabil (ad), kabîl (benzer), Kâbil (şehir), kabil (olabilir) kabile, aynı kökten
12 madde.